Aylar: Temmuz 2016

Ölüm tecil edilirken

Gün bize küsüp yüzünü döndüğünde her akşam… Bahtımızın çivisi iyi çakılmamış diye yani, düşer astığımız her umut beton zemine.  Bıkmayız her düşüşte yeniden silkeleyip ütülemeye düşlerimizi. Kıyametin alametini ararken aklımıza asla gelmeyen yerdir sol göğsümüzdeki kalpsizlik. Yerinde hırs…

Read More »

Sapkınlığa yumuşak geçiş ; Modernizm

Modernizm ve modern insanlar yükseldikçe içlerindeki hayvan da boy atıyor. Çağdaş insan kimliğinin yani o entelektüel duruşun en büyük avantajı, içindeki hayvanı saklayabiliyor olması. Dünyanın 51 Ülkesinde Yetişkin İçerikli Film Sitelerinde En Çok Aranan Kelimelerin yer aldığı istatistik…

Read More »

Uykusuz yazı

Masamda kullanım aralığına göre mesafesi ayarlı herşeyin. Küllük ve sigara yakınımda sık sık başvurduğum için, çay 2 kül çırpmada bir, resmin her satır başında. Otobüsün cam kenarına denk gelince mutlu olan bir adamdım ben niye bu durgunluğum ısrarla…

Read More »

Adının anlamı

Adının anlamı bir kalp hastalığı olmalı. Yoksa her neyin var sorusunda sol göğsümü tutmamın açıklaması basit bir grip olamaz. Öksürsem geçen bir gıcık değil özlemin. Ülkelerin bölünüp insanların ekin gibi biçildiği bu dönemde aklımın meşguliyetini izah etmek için…

Read More »

Tavandaki yazı

Bir kuzgun sanrısında bulanıklaşan çöl düşlerimiz. Kaçırmışız bilgenin keyfini. Sonu yok bu kendimizden sürgün edilişin kendimizce. Bir ceylanın avcıdaki hatrı kadar değiliz Bundan hiç bir ok yaralamaz bizi. Çok sesli sosyolojik yalnızlığımın kanattığı buhranımla düşledim seni. Babamın anlattığı…

Read More »

Ah manolya.

Ah Manolya, bebeğim. İsmin mevcut fakat yüzün yok aklımda. Yazayım diye uydurduğum, başkasının adına çalışan bir avatarsın bu yazımda. Çünkü paketteki son sigaramı içiyorum ve bakkallar toptancıya benim kadar dertlenmedikleri için uyurlar bu saatlerde. Başkasının belkide bakıp geçmediği…

Read More »

Sana gelince

Kendi servetinde boy verse boğulacak adamların kendilerini tanrının gölgesiymiş gibi kutlu kıldıkları coğrafyalarda yaşadım. Yaşadım diyorum çünkü toplum sözlüğünde yaşamak kelimesi nefes alabiliyor olmaktı. Her birimiz kirpiklerimize kadar sirayet etmiş hırs fikirlerinin yılmaz birer önderiyiz. Kendimize ait cennetlerimiz…

Read More »