<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mihraç Cerrahoğlu</title>
	<atom:link href="http://mihrac.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mihrac.com</link>
	<description>“inna lillahi ve inna ileyhi raciun.”</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 May 2012 20:54:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://mihrac.com/609/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=609</link>
		<comments>http://mihrac.com/609/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 20:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/609/</guid>
		<description><![CDATA[Göğüs kafesinde çiğnenmiş otlar taşıyorsun]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs kafesinde çiğnenmiş otlar taşıyorsun<br />
Bir ummak kırgınısın delikanlı<br />
Biriktirdiğin mahremini cam sandıklarda emanet ettin bir umarsıza<br />
Sen tüm birikimlerin yoğrulmuş ezberisin<br />
şu vakit sensizsin bilincinde<br />
Sevdiğin en güzel gülüşünü takmışken,<br />
Pişmanlığın kanıyor gönüllü uzattığın bileklerinde.<br />
Şimdi o en güzel rüzgar<br />
nereden gelirse gelsin<br />
Sen yelkenini söküp atmış birisin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/609/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günaydın</title>
		<link>http://mihrac.com/gunaydin/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gunaydin</link>
		<comments>http://mihrac.com/gunaydin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 05:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/gunaydin/</guid>
		<description><![CDATA[Güldüğün yüzlere bakarak buldum seni]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güldüğün yüzlere bakarak buldum seni<br />
Her yeşil coğrafya ve ışıklı kalmış sokak<br />
senden bir yaşam izi.<br />
İsminle anılmayan istanbul<br />
Çaysız giden simit eziyeti<br />
yavan,kuru ruhuma zulüm<br />
Bu siyah evrene inadımsın sen<br />
Göz kapaklarının ardı güneş<br />
Aç gözlerini sevgilim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/gunaydin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamiline ömür (Karalama)</title>
		<link>http://mihrac.com/hamiline-omur-karalama/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hamiline-omur-karalama</link>
		<comments>http://mihrac.com/hamiline-omur-karalama/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2012 08:04:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düz Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[cerraho?lu]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[mihraç]]></category>
		<category><![CDATA[Mülk]]></category>
		<category><![CDATA[zenginlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[Kaç paralık ömür? Cüzdanında ne]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaç paralık ömür?<br />
Cüzdanında ne kadar hayat var?çek defterine bir nuh ömrü karalayabilir misin?<br />
üstelik hamiline&#8230;<br />
Doktor diyetleri ömrünü uzatırken içinde &#8220;Bir zeytinyağlı Dolma&#8221; olmayan huzurun kısalmaz mı?<br />
Miden diğerlerinden farklı mı?<br />
İki cihanda tahtı varken hasıra bağdaş kurmuş adamdan&#8230;hurma,arpa ekmeği ve bir yelekle hala Üç milyar insana hükmeden adamdan daha mı zekisin?<br />
üstelik ayakta çürümeni engelleyemeyen kozmetik devlerine güvenecek kadar acizsin. Hızla tabiatı tüketirken Emekliliğini<br />
Yemyeşil bir bahçede çiçek ekip torununla oynayarak geçirmek istiyorsun. Kariyer kelimesini gençliğinin merkezinde tutarken &#8220;biznıs&#8221; hayallerin<br />
zincirleriyle sırtını dövüyorsun. Renklerle,dillerle, geleneklerle,kaderle alay edince ölmeyecek misin?<br />
Siyasi partiler,dernekler,toplumlar ve küçük cübbe devletleri&#8230;Oysa İbrahim kendisi buldu Rabbini.<br />
El yapımı insan ideolojileri, grup,memleket,lider,fikir milliyetçilikleri&#8230; Evrim geçirmiş beden faşizminden sonra, demokrasi ipeklerine büründürülmüş<br />
dil faşizmleri. Medya linç girişimleri, Sürü hakimiyeti, sürü sempatisinin adının popülerlik olması.<br />
&#8230;izm&#8217;ler, &#8230;ist&#8217;ler&#8230;<br />
<strong><em>&#8220;izm&#8217;ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir.&#8221;(Cemil Meriç)</em></strong></p>
<p>Para-servet, kariyer-popülerlik odaklı, şartname haline getirilmiş evlilik öncesi aşk cümleleri.Rahat emeklilik için ömür boyu çalışıp, emekli olmadan ölen insanlar furyası.<br />
Dijital tesbihlerle rabbini anan servet sahipleri, ölen liderin ölmeye yüz tutmuş ilkelerine sarılan, ilke üretemeyen el feneri aydınları&#8230;<br />
Bir gün cemaat kelimesinin &#8220;business network&#8221; anlamını taşıyacağını kim umabilirdi ki? Ya da Seçme seçilme hakkını sunan rejimin muhafızlarının<br />
bir genç kızın tanrısını, giysisini, şapka ya da örtüsünü seçme hakkını elinden alacağını?<br />
Dünya kime kalacak merakla bekleniyor.Aslında beklenmiyor, elde edilmek isteniyor. ah şu zaman bir yetse&#8230;</p>
<p><strong><em>&#8220;Papalagi, yuvarlak metali ve ağır kağıdı sever. Katledilmiş meyvelerin suyunu, domuz, sığır gibi korkunç hayvanların etini midesine indirmeyi sever.</em></strong><br />
<strong><em> Ama hepsinden çok sevdiği bir şey vardır ki bunu kavramak mümkün değil: Zaman! Onun uğruna dünyanın patırtısını kopartır, saçma sapan konuşur durur.</em></strong><br />
<strong><em> Güneşin doğuşuyla batışı arasındakinden başka bir zaman olmamasına rağmen yetmez Papalagi’ye yine de.&#8221;(Papalagi/Göğü Delen </em><em>Adam)</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8216;Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir.Ahiret yurduna gelince,işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı&#8217;(Ankebut,64) </em></strong></p>
<p><strong><em>-&#8217;İstemez misin Ey Ömer! Dünya onların olsun,ahiret bizim&#8230;.&#8217;</em></strong>(Hz Muhammed S.A.V. efendimizin, Hz Ömer R.A. efendimize mülk öğüdü.)</p>
<p>İyi hoş ama, keşke şuna laf etmeseydim, buna böyle demeseydim, bir de sonunda peygamberlerden, Kuran&#8217;dan vs bahsetmeseydim vs vs..</p>
<p>Değil mi !?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/hamiline-omur-karalama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>konserve güller</title>
		<link>http://mihrac.com/konserve-guller/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=konserve-guller</link>
		<comments>http://mihrac.com/konserve-guller/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 09:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=601</guid>
		<description><![CDATA[Çatlak kum saati sızmaları kayıp]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çatlak kum saati sızmaları<br />
kayıp giden özlemin<br />
nefrete dönüşme yolculuğu<br />
ölüyor avucumda sıkıp durduğum narin şehir</p>
<p>kırptğı gözünden hayal kırıklığı ile<br />
vurulmuş bir umut göğsümde<br />
sanki tarih kitaplarına girmeyi<br />
mürekkep yetmezliğinden kaybetmiş bir asker<br />
olmazların en saçma sebeplerine kızgın</p>
<p>afetleriyle topuğumuza<br />
uyarı ateşi sıkarken yaratıcı<br />
biz kalbimize miğfer giydirip<br />
nefret savaşlarına giriyoruz</p>
<p>heyhat!</p>
<p>konserve güller kokluyoruz tek gecede<br />
aslının tohumunu korkularla kurutuyoruz<br />
evden kaçan küskün çocuklar da dönmüyor<br />
onlar denizlerde sandal yürütürken<br />
biz takıntılarımızın sahilinde<br />
korkak mersiyeler düzüyoruz.</p>
<p>Aşgabat</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/konserve-guller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://mihrac.com/596/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=596</link>
		<comments>http://mihrac.com/596/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 08:05:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=596</guid>
		<description><![CDATA[Şişt&#8230;Korkma bir bildiğim var desem]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şişt&#8230;Korkma bir bildiğim var desem<br />
Yalan olur bilirim<br />
Çünkü bir bildiğim var ve ben bundan korkuyorum.<br />
Bilmek kadar korkulu bir kabus yok<br />
Ve sürmek kadar bilinç atını öz kırlarına<br />
bilmek tüketir mutluluğu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/596/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düğün-dernek</title>
		<link>http://mihrac.com/dugun-dernek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dugun-dernek</link>
		<comments>http://mihrac.com/dugun-dernek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 08:01:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/dugun-dernek/</guid>
		<description><![CDATA[Gülüşün, Nazlı hayata giydirilmiş bir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülüşün,<br />
Nazlı hayata giydirilmiş bir gelinlik sevgilim.<br />
Öpmelerinin bahşişine çalar<br />
Sol göğsümün davulcusu&#8230;</p>
<p>İsminin harflerine ömür biçmişken<br />
Ölümün gelişi gecikti.<br />
Üstelik kalbime dokunan ellerinmiş<br />
bu eşsiz rötarın sebebi.</p>
<p>Şimdi çerçevesi hayat olan en güzel<br />
Resmimsin sen ömür duvarımda.<br />
13/01/2012  /Aşgabat</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/dugun-dernek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özlem şiiri</title>
		<link>http://mihrac.com/ozlem-siiri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ozlem-siiri</link>
		<comments>http://mihrac.com/ozlem-siiri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 07:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[şiiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/ozlem-siiri/</guid>
		<description><![CDATA[gülüşü ömrümün şerbeti sevgilim. göçü]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>gülüşü ömrümün şerbeti sevgilim.<br />
göçü bekleyen kuşlar gibi ten haritamda iklimini arıyorum<br />
sıcaklığına kanat çırpmak için bu mevsim<br />
yıpranan umudumun kanatlarını onarıyorum</p>
<p>gözleri susuzluğumun nehri sevgilim.<br />
 dört hareketle hayata katlanmış bir<br />
 kağıt gemiyim sana bırakılan<br />
 umursamam yetişir miyim denize diye<br />
 ben sende eriyip batmak istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/ozlem-siiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yolculuk (Tamamen kişisel)</title>
		<link>http://mihrac.com/yolculuk-tamamen-kisisel/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yolculuk-tamamen-kisisel</link>
		<comments>http://mihrac.com/yolculuk-tamamen-kisisel/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 13:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düz Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Karalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Her yazımı üşenmeden okuyup, yorumlayan,]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her yazımı üşenmeden okuyup, yorumlayan, iletişime geçip fikir beyan eden, hatır soran yüzünü bile görmediğim sevgili insan evlatları!<br />
23 Aralık cuma günü Türkmenistan yolculuğum başlıyor.Gittiğim süre içerisinde Kağıt kalem dışında sanal ortama bir şeyler yazıp paylaşabileceğimi sanmıyorum (en azından 1 ay boyunca). Hakkınızı helal ediniz. Yalnız gitmiyorum merak etmeyin. Efendimiz S.A.V.&#8217;in dediği gibi; &#8220;Üzülme allah bizimledir.&#8221; Şükürler olsun ki, nerede olursa olsun Allah benimle beraber. yolculuğumda, sıkıntılarımda, uzaklarda veya yakında, her yerde Allah hep benimleydi. Şimdi de benimle olacak.En sevdiğim başta olmak üzere, sevdiklerimi Allah&#8217;a emanet ediyorum. O dilerse, geri döndüğümde bana hepsini geri verir. Eyüp A.S.&#8217;a gençliğini, soyunu geri vermiş yaşlılığında. bana mı vermeyecek? güldürmeyin beni.<br />
Allah cümlemize mağfiret etsin, Selamı ve rahmeti üzerinize olsun.<br />
Kalın sağlıcakla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/yolculuk-tamamen-kisisel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sandıklarım</title>
		<link>http://mihrac.com/sandiklarim/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sandiklarim</link>
		<comments>http://mihrac.com/sandiklarim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 13:13:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=567</guid>
		<description><![CDATA[kalptir, geçer hepsi, kendine gelirsin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>kalptir, geçer hepsi, kendine gelirsin<br />
ne anlam arar ne bulur ne verir<br />
kalptir, sadece<br />
&#8220;niye böyle oldun ki?&#8221; dersin<br />
-Ebubekir Eroğlu</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p>hayal kırıkları ile dolu<br />
boş sandıklarımın içi<br />
kafiyesi güzelken tecrübesi vurgun<br />
bir ummak ile bulmak gerçeği</p>
<p>şu geçen iki tren gibi selamsız<br />
raylarından muzdarip kader gibi<br />
vuslat bir bahar kelimseymiş de,<br />
durmuyor kışın ortasında yetimmiş gibi</p>
<p>küfrettiğim o salıncağın zincirinde<br />
her halka bir yalan<br />
ve zincirin kaypaklığına<br />
aldanmış bir aşık orada sallanan.<br />
Her düşüşte artar mide bulantısı<br />
ne heves kalır maktülde,<br />
ne ölmek arzusu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/sandiklarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanılgı üzerine</title>
		<link>http://mihrac.com/yanilgi-uzerine/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yanilgi-uzerine</link>
		<comments>http://mihrac.com/yanilgi-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 13:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=570</guid>
		<description><![CDATA[aidiyet duygusunun yoksunluğu gülüşünde ser]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>aidiyet duygusunun yoksunluğu gülüşünde<br />
ser vermez oldu sır için hiçbir maşuk<br />
pencere buğusunda kayan damla gibi özlemin<br />
kış kadar uzaksın bana, aralık kadar soğuk</p>
<p>fikrin çok resmi bir kıravat gibi sıkarken boğazımı<br />
tazminsiz, arzusuz istafımı veriyorum düşlerine,<br />
kapital sevmelerin kurumsallığına bırakıyorum seni<br />
ifşasız, saklı kalan haklarımın hesabı mahşere</p>
<p>mineralsiz gözyaşlarından medet umulmaz artık<br />
teskin edilmemiş alın terimin samimiyetindeyim<br />
yanılmalardan devşirilmiş bir akıl geldi ki başıma,<br />
sensizliğin huzurunu kabullenmek niyetindeyim</p>
<p>zamanın tanıklığıyla çürütülüyor iyi bildiklerim<br />
şimdi yıpranmış ruhumun onarıcı mahkemesinde<br />
çok seçenekli bir dünya duruyor, az hatalı<br />
ne sen varsın, ne de &#8220;sana inanmak&#8221;  içinde</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/yanilgi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>insan hüznünün hakkını vermeli.</title>
		<link>http://mihrac.com/insan-huznunun-hakkini-vermeli/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=insan-huznunun-hakkini-vermeli</link>
		<comments>http://mihrac.com/insan-huznunun-hakkini-vermeli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 22:38:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düz Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Karalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=553</guid>
		<description><![CDATA[İnsan hüznünün hakkını vermeli. Yaşadığım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan hüznünün hakkını vermeli.<br />
</strong>Yaşadığım onca dramatik sonlar, hayal kırıklıkları ve umutsuzluğa iten enerji tükenmelerinden sonra &#8220;hayat devam ediyor, hadi başla!&#8221; demek insanın yapmaktan çekinmesi gereken ilk davranış olmalı. Dur yahu mübarek dur! Önce bir soluklan, içinde fırtınalar kopuyor,ölümler gerçekleşiyorsa bırak olsun ve sonucuna varsın. Yıkılmadım ayaktayım pozları vermek uğruna tekrar yapay neşe üretmek niye? ayrıca ne kadar faydalı? İnsan hüznünü yarım bırakmamalı. nasıl ki neşe ve mutluluk anlarımı dibine kadar tekrar tekrar anımsayıp yaşıyorsam, hüznümü de bitene kadar yaşamalıyım. En sevdiğim şarkıyı son melodisine kadar dinler gibi bitirmeliyim hüznümü.<br />
Aksi hali kalbime ve ruhuma ihanettir. Hayatımın binlerce saatinde neşeyi<span id="more-553"></span> yaşarken kalbime, ruhuma methiyeler dizerken iyi, ama hüzne çarpılınca sevmediğim bir kelimeyi işitmek istemediğimde duymazlık eder gibi göz ardı ediyorum hüznü. Sonra bilinçaltı denen o &#8220;kalp ve beynin ruhtan habersiz dedikodusu&#8221; işlemeye başlar bünyede. Durduk yere ağlatır adamı mutlu bir anında.<br />
Dikkatinizi çekerim; hüzünleneyim demiyorum, hüznüm gelirse onu iyi ağırlayayım ve kendisi kalkana kadar, kalp &#8220;yeterlidir&#8221; diyene kadar bekleyeyim. Yarım kalan sevinç nasıl kalbe ihanetse, yarım bırakılan hüzün de kalbe ihanettir. Ekmeği verdiğin vücuda su vermemek ya da az içirmek gibidir.</p>
<p><strong>Tribünlere oynamamalı</strong><br />
Hüznün başında güçlü görünüm sergilemek için sosyal ağlarda, eş-dost muhabbetinde &#8220;enerjinin dehasıyım&#8221; girişimlerine kaptırmak iyi değil. Zaten hiç beceremediğim bir yöntem. Tribünlere oynamanın daniskası! Sonra çekilip odana, kendini yatağa atıp ağlamak&#8230; Olmaz, bu kalbe ihanettir. İnsan cüzzamlıyı saklar gibi saklarsa hüznünü, kalbi ve ruhu ona gerekli saygıyı göstermez sanımca.Hüznümden utanmamalıyım. İçimden birşey yapmak gelmiyorsa yapmamalıyım. Gülümsemem gerekmiyorsa gülümsememeliyim. Ayrıca &#8220;Ama eşe dosta ayıp!&#8221; derler. Bu eş-dost benim eşim dostum ise, beni sadece sevinçli anlarımda mı yanında tutacaklar? Olmasın yahu öyle dost! Öyle dost çevrem olmadı şükür. Ama var ise de, dakikasında tavrımı belli etmeliyim. Eğer keyfim yoksa, kralı gelse beni yemeğe, çaya götüremez, ısrar da edemez. Beni çaya/çöreğe davet edecekse, hüznümü de biliyorsa, bunun üzerinden benimle konuşur, hüznümü eritmeme yardım eder usulünce o zaman anlarım. Hatta paşadır öyle dost ki; etrafımda var çok şükür.</p>
<p><strong>Kaynağa iade-i itibar</strong><br />
Hüzne göstereceğim vefa kadar, kaynağına da vefalı olmalı. Dünyanın en kötü insanı bile olsa sizi hüzünlendiren kişi, ona iade-i itibar hissini uyandırabilmelisiniz. &#8220;önünde eğilin, saygı gösterin&#8221; demiyorum. Ona hak ettiği itibarı etiketlemeyi unutmayın. Yani ben, unutmayacağım.<br />
Bazı olgun kişiliklerle muhabbetinizde aşina olmuşsunuzdur; &#8220;şöyle biri vardı, anamı ağlatmıştı be! Çok zalimdi çoook!&#8221;  Buradaki cümlenin vurgularına dikkat etmek lazım. &#8220;Allah onun belasını versin&#8221; tonlaması ile söylemiyor aslında. Onu yakan insana itibarını iade ediyor. Hüzün ile kızgınlık aynı değil maalesef.<br />
Kızgınlık eylemler ve cümleler ile geçebiliyor. Hüzün öyle değil, oturup paşa paşa çekeceğim vadesini. Ama bunu da mutluluk gibi, keyif sigarası içer gibi, &#8220;herkese benden çay&#8221; havasında geçiştirmeli. Çok sevdiğim bir arkadaşım arayıp bana akşamları ünlü seslerden &#8220;gazel&#8221; dinletince farkettim bunu.<br />
İlkinde hüznüm azmaya başladı, ikincide alıştım, üçüncü de keyiflenmeye başladım ve bu artık azalan bir karın sancısı gibi geçip gitmeye başladı. tam geçmedi ama artık inletmiyor hüznüm. Hele her gazel bittiğinde o güzel cümle yok mu&#8230;<br />
-Allah kabul etsin<br />
-Eyvallah.</p>
<p><strong>Madem hüzün de Allah&#8217;tan, sevinç de</strong><br />
Şimdi hüznü yücelttiğim kanısı sizde daha yoğun hissedildi ise farkında değilim ama ilgili de değilim aslında. Amacım bunu yazarak kendi ağlayan hüznüme şeker vermekti ve başarılı da oldu. Hüzün en az mutluluk kadar güzeldir.Biriktirmemek lazım onu anladım. Kısa kısa ama hemen. Birikince uzun zaman kapanmak gerekebilir ya da mutluluk günlerinizden yer kiralamak zorunda kalabilirsiniz.<br />
&#8220;hüzün de Allah&#8217;tan, Sevinç de&#8221;<br />
Madem böyle, Allah&#8217;ın iki gönderisini de hak ettiği zamanlama ve muamele ile ağırlamak boynumuzun borcu. Niyetimizi kusursuzluğa yaklaştıran belirgin yeteneklerden biri de bu galiba. Yoksa tribünlere oynayarak biriktirdiğimiz onca aceleci bilgiden sonra, yıllar geçip gidecek ve biz ; &#8220;İçi cümleler dolu et yığınları&#8221; olduğumuzu farkedeceğiz. Siz de şahitsiniz ki, etrafımızda onlardan fazlasıyla var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/insan-huznunun-hakkini-vermeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hüzün öğüten</title>
		<link>http://mihrac.com/huzun-oguten/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=huzun-oguten</link>
		<comments>http://mihrac.com/huzun-oguten/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 00:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/huzun-oguten/</guid>
		<description><![CDATA[Önü sonu hepsi uyumak işte]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önü sonu hepsi uyumak işte<br />
Hüzünleri,telaşları askıya asıp<br />
Umarsızca uyumak.<br />
Mevsimler,asırlar sancı gibi karnımda<br />
kaybetmeli yüzümdeki göz yarasını</p>
<p>Bak nasıl şirin gözüktü yastık<br />
Yorgan annem gibi açmış kollarını<br />
Bırakıp tüm umrundakileri<br />
uykunun vestiyeri dualara<br />
Sen de uyu artık!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/huzun-oguten/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ferman</title>
		<link>http://mihrac.com/ferman/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ferman</link>
		<comments>http://mihrac.com/ferman/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 13:29:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=545</guid>
		<description><![CDATA[Ruhumdaki kesik izleri bir sevmek]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ruhumdaki kesik izleri<br />
bir sevmek yolculuğundan kalma bilet<br />
ağır duruşlu öfkemin heykeli<br />
meydanında ıssızlık şehrimin<br />
teslimiyetimin yanlış ipuçlarında kayboldum<br />
beş parmak masumiyetler çarptı yüzüme<br />
seraplar aldanmanın gerçekleridir<br />
neye susadığını bilmeyenler için<br />
nefretim takılı yüzük parmağımda<br />
vefalı çocukların zorla uzaklaştırıldığı pistte<br />
yalnızlığımla sarmaş dolaş dans ederken<br />
ihanet şarkısının son nefesiydi<br />
inleyen kulaklarımda<br />
bir baş ağrısı<br />
bir mide bulantısı<br />
bir yemin ve bir tövbe azığımda<br />
pişmanlığımın tahtına oturup<br />
kellesini uçuruyorum her güzel sanılan hatıranın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/ferman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biz</title>
		<link>http://mihrac.com/biz-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=biz-2</link>
		<comments>http://mihrac.com/biz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 12:40:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/biz-2/</guid>
		<description><![CDATA[tüm sanılanların tam aksiyiz bilindiği]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>tüm sanılanların tam aksiyiz<br />
bilindiği gibi değiliz<br />
olmadık<br />
aslına bakarsan ki<br />
 bulamazsın bizi<br />
kopyasındayızdır genellikle duyguların<br />
asılsız suçlamaları dul bırakıp kendimizden<br />
göz koyduk virtüözü ölü bir çift keman kaşa.<br />
ve olaylar örgüsü kazağımızla<br />
ıslık çalıyoruz düş yağmuru altında.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/biz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayıflanma</title>
		<link>http://mihrac.com/hayiflanma-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hayiflanma-2</link>
		<comments>http://mihrac.com/hayiflanma-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 23:09:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[Uyurken izlediğim masumiyetler düştü aklıma]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uyurken izlediğim masumiyetler düştü aklıma<br />
Korunaklı mahremiyetler,<br />
Kökünü topraktan alan merhametler.<br />
düşürdü onları delik cebinden kimliksiz bir yetim<br />
Babamın yeryüzündeki özrünü dileme<br />
vaktim gelmiş olacak ki, ben de düştüm dünyaya<br />
istemeden, karar vermeden oldu<br />
adımı kametler eşliğinde kaygılanma koydu babam<br />
nefsim bile utandı belki,<br />
arzularımı içime fısıldayarak öldürdü</p>
<p>Ah annemin boynunda duran o çocuk ellerim!</p>
<p>Sünger sıcak döşeğimin keyfi<br />
soba başı kalabalığım, tarla oyunlarım<br />
şişman yanaklarıma bulaşan domates çekirdeklerim<br />
sizi kimler ipotek etti ve neye karşılık?<br />
ne aldık ta bu sistemden size geri veremedik?<br />
Şehrin gecesini zapteden el yapımı güneşler altında<br />
ıslak köpekler acınası, aç ve hamileler<br />
Tekmeler Rabbim! o şişkin karna vurulan tekmeler!<br />
sanki tahtlarına ortak veliaht köpeğin rahmindeki.</p>
<p>Bize vicdanı musab yanında verirdi velilerimiz<br />
şimdi ne oldu o hayratın önde gidenleri?<br />
Yargının uçkura yakın korumalığı ve bürokratik gerdekler<br />
Daha onüç yaşındaydı ve rozetlerle ırzına geçtiler!</p>
<p>Ah namusu dinlediğim dedemin mabed rüzgarı cümleleri!</p>
<p>Öğüdüm, Servetim, dünyam bildiğim edebim.<br />
o mesai saatlerinde hiç hayal etmediğim tebessümlerim<br />
Sizi hangi yadigar hırsızı çaldı koynumdan?<br />
Hangi asılsız fetva uygun etti bu yabaniliği insanlığa ve<br />
Kim çıkardı şeytanı meclis kürsüsüne?</p>
<p>Ah komşuya yemek göndermeden yemeyen babamın merhameti</p>
<p>Nasıl da öğütüp seni sardılar tenekelere<br />
altın tozu gibi kaplamışsın kapital günahları<br />
Düşürdüler melekleri pastel, yağlı hayalleriyle<br />
sentetik kanat taktılar,<br />
görünmez iplerle tanrı yaptılar.<br />
Rükuya eğilmedik onlara haşa! ama dermansızdı dizlerimiz<br />
Açlıktan romatizmalarımız vardı,<br />
doğuştan fıtığımız, borçtan siyatiğimiz</p>
<p>Ah duvarda asılı duran, çocuklardan uzak tutulan ilacımız!<br />
Biz alamadık,ayaklanamadık<br />
çürüsün ipin, sen düş!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/hayiflanma-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Senden iğreniyorum Erdal abi!</title>
		<link>http://mihrac.com/senden-igreniyorum-erdal-abi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=senden-igreniyorum-erdal-abi</link>
		<comments>http://mihrac.com/senden-igreniyorum-erdal-abi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 01:14:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düz Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Karalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Neresinden tarayacağımı bilmediğim bir arap]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neresinden tarayacağımı bilmediğim bir arap saçından yapılma peruk kafamda konular. Leyla ile Mecnun&#8217;un 35. bölümünü izledim akrebin 3&#8242;ü gösterdiği vakitlerde. Konu hep hayal kırıklıkları üzerine işlenmiş, insanların küçük karıncalarını öldürmenin, onların hayatlarına mâl olacağı öğütlenmiş bu bölümde.<br />
Dizideki simgeler üzerine düşen görevi izlediğim her bölümünde o kadar yerine getiriyor ki, bazen senaryo ekibinin diş fırçasını bile santimini kaydırmadan yerleştiren bir askeri okul öğrencileri olduğunu düşünmeden edemedim. Biraz olsun raydan çıksın<span id="more-516"></span>istedim her karakter ama hiç ödün verilmedi. Diziyi efsaneleştiren gizli ya da açık kahraman ilk bu olsa gerek. tabi bu şahsi fikrim.<br />
Sevdiğiniz bir kadınla yalnızca &#8220;git konuş&#8221; öğütlerinin referansı bir teyze olursa başka, bir arkadaş, akran olursa başka mesajı ayrıca kulağımdan yakaladı beni. Ama içimden sanki senaristle konuşuyormuşum gibi &#8220;iyi ama ben gidip hemen konuştum, hiçbir konuşmada geri kalmadım, çağrıldığımda bile gittim, ben sevdim&#8221; diye savunma yaparken yakaladım kendimi. Ah şu iç sesler&#8230; Biri bizi o sesleri çıkarırken yakalasa, saflığımıza servetini yatırır.<br />
Sonra İsmail abi&#8217;nin pamuk şekerin yapılışını sorarken uğradığı hayal kırıklığı, o birikimini at yarışında kaybettikten sonra &#8220;yalanmış&#8221; diyen adamlar gibi pişmanlığı bir yalana inanmanın&#8230; &#8220;Pamuktan yapılmıyor mu yani?&#8221; diye sorması, sistemin dayattığı yapmacık mutlulukların neslimizi nasıl da bir sembol mezarlığında evcilik oynununa ittiğini görmek. Bunlar tıpkı öğrenciğilimde ve lise bitimi takipli tiyatro zamanlarında çocuk oyunlarında palyaço makyajımın altından sarfettiğim basit öğütler kadar açıktı. &#8220;tırnaklarımızı kesmeliyiz&#8221; öğüdü kadar netti ama kahretsin! Kendini eleştirmeyi bile kullanıp, satmaya başlayan sistem, özeleştiriye olan güveni de kırdı bitirdi.<br />
dizinin sonunda Erdal bakkal sahnesi az daha ekibe olan inancımı sarsacaktı ki, sabredip &#8220;dur bak görürsün&#8221; deyip bekledim. iyi ki bekledim.<br />
Erdal bakkal kamyondaki yükü nasıl taşıtırım birine diye düşünürken, kamyon ve düşünceli adam faslını bir arada gören yeşilçam merhametiyle büyümüş gençlik atladı konuya. Kapitalizmin temsili erdal bakkal kendisinden bekleneni yapıp bunu da kullandı.Sonrası malum olayın iç yüzü anlaşılınca &#8220;Senden iğreniyorum Erdal abi!&#8221; tepkisi ile noktalandı konu. &#8220;Senden iğreniyorum kapitalizm!&#8221; der gibi.<br />
Çünkü sahne başlarken &#8220;kapitalizm de şart bu mahalleye, bu dünyaya, kapitalizm de bir rengi bu hayatın, yaşasın kuşlar böcekler&#8221; diye bir solagana gark olacağım konusunda korkmaya başlamıştım. Teşekkürler öyle olmadığı için.</p>
<p>Ama Dizi filmin ortalarındaki o sıradan sahnenin papatyası yok mu&#8230; İçimi parçaladı.  O papatyalar battı içime, etime, göz bebeklerime&#8230; Biliyorum geleceğin herhangi 15 yıl sonrasında bile nefret ederim papatyalardan. Çünkü yakıştığı ellerde durmayacak hiçbir zaman benim için. Çünkü benim Leylam ölmedi, kalbi kendisinde ve Allah ömrüne hayırlı zamanlar, mutluluklar katsın. Benim için daha kötü ya Allah bilir yaşamasını.Asıl korkum zaman geçtikçe kalbimde unutulması, zaman tarafından geçmişin sokaklarında boğazlanarak bana unutturulması. Bir gün ellerimi tutup beni sevdiğini söylese bile,aynı hisleri taşımıyor olmak.<br />
Ama duam, bir daha hiç bir kadın benden papatya istemesin. O&#8217;ndan başkasında bu kadar güzel durmayacak. Hiç bir Papatya ve hiçbir Yeşil&#8230;<br />
Bu ülkeyi şimdilik, yani hemen dönmek üzere alnından öpüp terkederken bile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/senden-igreniyorum-erdal-abi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eksik akıllı şiir</title>
		<link>http://mihrac.com/eksik-akilli-siir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=eksik-akilli-siir</link>
		<comments>http://mihrac.com/eksik-akilli-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 22:19:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[Her yaştan göz akıyor yaralarıma]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her yaştan göz akıyor yaralarıma<br />
ve tuzundaki ruhsuzluğun eseri hüznüm<br />
şimdi heyecanların edebiyattaki ünlemi kadar<br />
yılışık ve olur olmazsın sen<br />
her neyse o sensin ve sen her ne olsan<br />
bakınca kendimi kusarım mazgallara<br />
korkma<br />
bıraktığım her bitkin izmarit<br />
öpmeden gitmediğimin kanıtı bir güzeli dünyadan<br />
Artık gülemeden ölen her ölü çocuk<br />
beni buruşturur dudaklarında<br />
hevesle gidilen bir filmin biletçisi<br />
mühim şehirlerin rakımı, nüfusu kadar<br />
ehemniyetsizken<br />
Utandığın her suçta vicdanın beni kelepçeler sana</p>
<p>Arabesk uykunun sanatsal uyanmışlığı varken bünyende<br />
seansını çoktan kapamıştır yeniden sevmenin borsası<br />
bir grileşmeye uyanırsın, kaldığın yerden</p>
<p>oysa her sabah çeşmende suyu yıkardın sen yüzünle.<br />
havlunu temizler, işini çalıştırırdın güzelliğinde.<br />
Bir geçmişin hüznünü yaşasan<br />
yutkunamadığı vapurlar boğazına düğümlenirdi şehrin<br />
ve çayın adı senin adındı bende.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/eksik-akilli-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mola Öyküsü</title>
		<link>http://mihrac.com/mola-oykusu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mola-oykusu</link>
		<comments>http://mihrac.com/mola-oykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 00:49:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Öykümsüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[Tiren istasyonun o buharlar içinde]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tiren istasyonun o buharlar içinde kalan hallerinden biri. Pek kalabalık yok, seyrek insan trafiği.İkindi güneşi temizlikçilerin silerek aşındırdığı taş zemine renk döşemiş.Çaycısı,köftecisi fink atıyor ortalıkta.Asker köfteciden ekmek arasını alıp dönüyor sohbetteki halim abi ve onbaşının muhabbet ortamına.Onbaşı yakmış sigarasını, etrafı güderek ve sigarayı avuç içinde tutmak kaydı ile birer fırt çekip Halim abisine bakıyor. Hararetle anlatıyor Halim abi askerlere anılarından bir demet.<br />
- ateşin var mı asker ağa?<br />
- buyur Halim abi. ee sonra peki? kız geldi mi mektuptaki adrese?<br />
-(Sigarasından derin bir fırt çeker, konuşurken ağzından ve burnundan duman çıkar.) nasıl geldi mi? içi tutuştu gelecek tabi. bende o zaman şekil endam yerli yerinde. boy desen senden nah şu kadar uzunumdur, bıyıklarımda baba tarafına çektiğimden midir ne, burma burma. Bekledim ağaçlığın dibinde, bekle babam bekle, bekle babam bekle yok!<span id="more-489"></span></p>
<p>İkinci asker doğunun kendisine verdiği tüm geleneksel ses tonu ve gırtlak büzülmesi ile güldü. zaten ağzındaki ekmeğin parçaları tüfek saçması gibi saçıldı etrafa.<br />
- muhohahah ekildin değil mi halim ağa?<br />
On başı devletin ona verdiği ve genellikle alt devrelere söken onbaşı rütbesinin tüm yetkilerini kullanarak dik dik baktı askere;<br />
 -oğlum bi sus adam sözüne devam etsin ya. La havle&#8230; neyse sen aldırma halim ağa devam et.<br />
-eyvallah. ben beklerken güneşin tepede durmasıyla ağaç altında uyuya kalmışım. Artık evvelden içtiğim köpüklü ayrandan mıdır nedir, bir ağırlık çöktü üzerime, ondan herhal. Hafif gözlerimi araladım, bir gölge belirdi tepemde.<br />
-Aha geldi!<br />
-Geldi ne kelime, doğdu, üstüme doğdu.Ona insan diyen hayvan kesilirdi o dakka.Mübarek boyun değil, fidan dalı taşıyor sanki, güneşi arkasına almış, yüzünü seçemiyorum. Tamam uzaktan güzeldi ama yakından nasıldır bilmiyorum.<br />
-kalk be halim ağa!kalkıp bakmadan nasıl göreceksin ki!<br />
-Civanım, dedim ya ağırlık var üzerimde. Kız tepeme dikilip belirince bir kuvvet geldi ha bu böğrümden bacağıma kadar. dikeldim birden.Ben aniden kalkınca Aniden geri sıçradı korkudan yavrucak. Hani belgesel de aslanın hareketiyle ceylan seker ya, kurban olduğum öyle narin sekiverdi geriye.İnsanlığımdan şüphe duydum onun korkmasını görünce.<br />
-konuştu mu?<br />
- konuştu konuşmaz mı? Zati o konusuşunca şelale mi dökülüyor, O mu konuşuyor karıştırırsın dinime imanıma&#8230;İnci gibi dişleri ile sana ne hakaret etse zoruna gitmez.<br />
-ne dedi ?<br />
- Ödümü patlattın hayvan! dedi.<br />
Asker ağzındakileri bu kez el bombası edası ile her tarafa püskürterek güldü. -E hakaret etmiş işte. hohahahaha.<br />
- oğlum senin adın neydi?<br />
-Bakî.<br />
ikisi birden -Allah korusun!<br />
- Neyse özür dileyip, selam sabahlaşma derken etrafında dönüyorum süzmek amaçlı.O incecik belinde yalancı kurdaleden, çiçekli bir de kemer var. Çiçekli dediysem, böyle papatyalı, kırlangıçlı falan&#8230;Dersin ki,köyün bağı bahçesi huzursuz olmuş da, bunun beline sarılmış!Hani idamlık mahkum olsan, ilmek diye o kemeri sipariş edersin son arzu sualinde.Öyle yakışıyor güzeller güzelinin beline&#8230;Kendi endamımdan da ödün vermiyorum ha! Resmen karizmamla raks ediyorum etrafında. Kız da beni süzüyor yalan değil. yani uzaktan görsen dersin ki, köy düğününde harmandalı oynayacağız da, süzmelerden başlıyoruz. sonra ben aldım güneşi arkama, onun yüzüne çarptı, önce elini şapka tereği gibi yaptı korumak için ama sonra bıraktı güneşe kendini. tam o anda gözleri güneşin ışığına denk gelmesin mi&#8230;Hey dedim,Alemlerin en büyük sanatçısı Rabbim! resmen işlemişsin gözlerini bu kızın.<br />
-Güzel miydi abi? ne renkti?<br />
-Renk mi? saygısızlık etmeyelim onbaşım&#8230;Sen böyle gün ışığında kavanozundan dökülen bir balı izledin mi? şeffaf desen değil, mat desen değil&#8230;böyle ışıl ışıl!<br />
Obur olan askerin gözler Halim&#8217;de kalır, ölü gibi bakar, ağzı açılmıştır tasvirin sihrinden. Ekmeği sıktığının farkında değildir. Sanki 12 aylık çarşısız askerliğin acısını bu tasvirden çıkarıyor.<br />
- Peki o an ne yaptın abi?<br />
- ne yapacağım? gece ışığı görmüş tavşan gibi açıp gözlerimi kaldım. içimden arı nesline mi dersin, arıcılara mı dersin, tohumu salıp çiçek yapıp arıya yediren Halik&#8217;e mi dersin, teşekkür şükür duaları ediyorum. Derken, apışıp kalmamın komedisinden midir nedir, kız gülümser halde gözlerini kıstı&#8230; korktum göz kapakları balı sıkıp dökecek diye.<br />
- Vay be&#8230; Abi konuşmadın mı?<br />
-Yahu sen daha ben anlatırken kurudun kaldın, ben nasıl öteyim kıza? biraz kendime geldim, gelmesine teşekkür ettim falan filan.<br />
-abi gözünü seveyim hızlı geç sonra ne oldu ? Tren kalkacak, savcı gelmeden gitmemiz lazım.<br />
-O zaman hızlı anlatayım, ben o gün konuştum, onun da gönlü varmış bende.<br />
-vay be. yaşamışsın abi.<br />
-hem de nasıl&#8230;<br />
-daha hızlı geç abi, seneleri atla! Savcı geliyor.<br />
- sonra köylüler bir yandan, anam bir yandan bastırdılar &#8220;bu kız sana göre değil, talibi çok, edebi yok&#8221; diye. Ama gönül bu sevmişim bir kere daha bırakır mıyım talibini, edebini. evlenince oturur dizimin dibine, edebini alır dedim. sonra bastım nikahı aldım kızı!<br />
- Yürü be! helal olsun. daha daha sonra? yani çok sonra? hızlı be abi!<br />
- Mahallede işkillenen oldu,eski yavuklusundan tut, abisine kadar hepsi kapıda ekşiyor, bitirmeye çalışıyorlar bizi.<br />
- ooo çok hızlı geçtin be! ahh zaman olsa da hepsini dinlesek. Şu uzaktan gelen savcı galiba. abi finali anlat finali&#8230;<br />
-Finali budur tosunum. bu istasyonda senle oturuyorum işte.<br />
- nasıl yani? o kadar sene geçti? abisi ve yavuklusuna ne yaptın?<br />
- İkisini de dövdüm oracıkta. abisine fazla yüklenmişim herhal, 4 ay hastanede yattı, sonra öldü.<br />
-Hadi be! Peki sana birşey oldu mu? Dava, töre falan ?<br />
- Olmaz mı? sizin gibi iki civanın kolunda hapse girdim. 8 yıl hapis yattım, paşa paşa cezamı ödedim.<br />
- Sonra? aha savcı bey!<br />
bu sırada savcı gelir, askerler esas duruşa geçerler&#8230;Günlük olarak ütülenmiş, yakası yıpranmış ceketi,çift ütüsünden bekarlığını belli eden pantolonu ve prosedürlü cümlelerden bezmiş bağlı değil de sarkmış vaziyette kravatı ile adeta yürüyen bir devlettir.Tipik kariyer farkının verdiği kibirle ayak uçlarına nefesini boşaltarak bakar,yavaşca Halim ağayı süzmeye başlar. Aşağılayıcı bir göz kısması ile bir şeyler söyleyecekmiş gibi yapıp, &#8220;değmez&#8221; edasıyla kafasını çevirir ve askerlere dönük kızgın bir tonla:<br />
- Ben size adama göz kulak olun dedim, siz adamla ahbap olmuşsunuz! Kim dedi size bu kadar yüz göz olun diye! bu adamın kim olduğunu biliyor musunuz?<br />
 dosyasına baktınız mı?<br />
Onbaşı titrek bir sesle:<br />
-Halim ağa işte, divancılar köyünün ağasının oğlu imiş bize öyle anlattı Sayın savcım. Kendisi evlilik hikayesinden bahsediyordu.<br />
- Ne evliliği ulan! adamı çileden çıkartmayın! adam kasabanın fahişesine aşık oluyor, zorla evlenmek isteyip eve kapatıyor, pezevenkleri gelince birini dövüp hastanelik ediyor, adam hastanede ölüyor! hapis yatıyor 8 yıl! Hapiste bir de gardiyan bıçaklayıp, 4 yıl daha yatıyor.çıkar çıkmaz gidip fahişeyi de öldürüyor. Şu an fahişenin cinayeti için yanınızda duruyor bu adam. dosya verdim elinize açıp okusanıza!<br />
Bu sırada savcı gelirken ağzına tıkıştırdığı lokmaları yine püskürtüyor Bakî&#8230;savcı iyice çıldırıp tirene biniyor. Onbaşı Halimin kelepçeli kollarından tutup kaldırıyor ve yürümeye başlıyorlar. onbaşı soruyor;<br />
- ağa yedin bizi yahu! bildiğin yalanmış seninkiler.<br />
- yok yok&#8230; Kız anlattığım gibiydi.<br />
- gerisi?<br />
- Gerisini savcı gibi anlatsam bu kadar güzel olur muydu be civanım?<br />
- &#8230;.<br />
-Haklısın.</p>
<p><em>Güzelliklerle anlatılıp ömür bağlanan tüm yalanlara&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/mola-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akışkanlığın bilinçaltı</title>
		<link>http://mihrac.com/akiskanligin-bilincalti/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=akiskanligin-bilincalti</link>
		<comments>http://mihrac.com/akiskanligin-bilincalti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 21:24:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düz Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Karalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz denizi ilk gördüğümüz anları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz denizi ilk gördüğümüz anları hayal meyal hatırlarız. o ihtişamını, geniş bir kovada duran su kütlesini. o kovayı çocuk gözlerimizle ölçmeye çalışmışızdır.<br />
Sonra nehirleri görürüz, ağaçları, yapraklarının yeşilliğini, bulutları&#8230;Herşey kendisine emredilenin aksine bir duruş sergilemeden, itaatin yüksek halleriyle yaşıyorlar. Huzurun istikrarda oluşunu haykırıyor kulaklarımıza tabiat. Orada bir detay var ki, istikrar itaatten geçiyor yaratıcıya.Bir kural var ki, biz dahi en fazla çehresini değiştirebiliyoruz tabiatın, zorlasanız özünü bozamıyorsunuz.Toprak hep var, su ve hava da&#8230;<span id="more-479"></span></p>
<p>Bağışlayın, cevabınızı duyamayacağımı bildiğim halde sormaktan alamıyorum kendimi ;hiç aklınızdan gördüklerinize dair ters umutlar geçti mi?<br />
Nehrin akışının ters olacağına, denizin gökyüzünde, bulutların ayaklarınızın altında parça parça dolaşacağını düşündünüz mü hiç?<br />
buna dair umut beslediniz mi?<br />
Çabaladınız mı?<br />
&#8220;Buna inanıyorum değişecek&#8221; dediniz mi?<br />
çırpındınız mı bunun için?<br />
üstelik hayatımızda ve bilincimizde bunun aptallık olduğunu bile bile&#8230;<br />
Üzülerek ifade etmeliyim ki ben o aptallığı sürekli yaptım. Yeryüzünde, ruhuma umut vaad etmeyeceğini düşündüğüm/düşünülen insanların iyi bireyler olacağına inanıp zorladım. yanıldım ama yine umudum oldu, zorladım. Fakat ne yaptıysam olmadı.Sonra kendimde denedim, dostluklarımı yüzeyselden göz bakışı ile anlaşma seviyesine getirmeye, başarıyı sevmemeye, kazansam da kaybeden biri gibi görünmeye çalıştım, kariyerimi ve elde ettiklerimi tek hareketle yerle bir ettim. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bir de aşık olmayacağım konusunda söz verdim. yalan yok, tuttum sözümü ha! En azından bu yaşıma kadar. üstelik karşılıklı ve kadirşinas bir düzey kovaladım.</p>
<p>Olmadı&#8230;</p>
<p>Deniz olduğu yerde kaldı, nehir yoluna devam etti, ağaçlar yine yeşil kaldı.<br />
insanlar&#8230;<br />
onlar tabiat kadar açık sözlü olamadılar. Onlar için bu hep taş kafalılık ve tekdüzelik olurdu. Onlar şüpheci, kararsız ve çeşitlere tutkularını sürdürerek yaşadılar. Biz insanların büyük başarı diye peşinden koştuğumuz şeyler, o maddeler, o kavramlar (üstelik sorulduğunda &#8220;bunlar benim için o kadar önemli değil&#8221; deriz), o tekdüzeliğin dip mahkumiyetleri&#8230; Yalnızca asıl başarının laboratuar malzemeleriymiş anladım. Bizler hep yanlış maddelerle yanlış deneyler yapıyoruz. Her sonuçlanan deneye başarılı diyoruz ama aradığımız bu değilmiş, tekrar mutsuz oluyoruz.Hatta şanssız olanlarımız abartıp Rabbimizin bize verdiği bu laboratuarı yerle bir ediyoruz.<br />
Kariyerle umudu karıştırdık, bum!<br />
Cümlelerle aşkı karıştırdık, bum!<br />
bedel ile sevgiyi karıştırdık, bum!<br />
ikram ile dostluğu karıştırdık, bum!<br />
daha bir çok yanlış mazleme karışımı.<br />
Huzur arayışı kadar büyük bir kanser yokken bünyemizde, kariyerimizi attık cam tüpümüze, servet kattık azıcık, zoraki evlilik, çoluk çocuk derken, ilacı bulduk! dedik ama nafile.Laboratuar patlamasa da, Koskoca kanser için, bir aspirin yaptık ki, &#8220;maliyeti getirisinden ağır usta!&#8221;<br />
Galiba, samimiyet adına benim umudum tükendi.<br />
Ve üzgünüm Rabbim, Bana verdiğin her hediyeyi yerle bir ettiğim için.<br />
Ve şükrederim tekrar tekrar şans verdiğin için.<br />
Nerde kalmıştık?<br />
&#8220;kazanmak oğlum,<br />
bir kalbi ya da serveti,<br />
senin nasibin, çeviremezsin&#8230;&#8221;<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Dedin usta, dedin de dinlemedim&#8230;</p>
<p><embed src="http://dinlea.net/483109.swf" width="400" height="62" allowscriptaccess="always"></embed>
<div style="font-size:10px;"><a href="http://dinlea.net/483109">Mevlana &#8211; Demedim mi  Şiiri &#8211; Seslendiren  Ömer Fa dinle</a> @ <a href="http://dinlea.net">müzik dinle</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/akiskanligin-bilincalti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelip çatan güne</title>
		<link>http://mihrac.com/bugun/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bugun</link>
		<comments>http://mihrac.com/bugun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 15:03:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gorselsanat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihrac.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[O gün bugündür midemiz bulandı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>O gün bugündür<br />
midemiz bulandı hayata<br />
dünya bulanınca midemize<br />
sakınmadık diye belki gülüşlerin sırrından<br />
kahkahaya büyüyen tebessümleri göremedik<br />
göremedik sevaptan günaha geçişin süratini.<br />
Sen ilk seferde duyarsın kalbin ricasını rabbim<br />
biz niye nefsimize cümleleri ikilettik?</p>
<p>O gün bugündür<br />
nimet huzursuz şeytan sofrasında<br />
yeni yetme cahil elinde<br />
doksandokuzunda tesbihin çilesi<br />
karşılıksız her gönül çeki<br />
alacaklı çıktı kalpler bedenin hoyratlığından<br />
ahlakın başına ödül kondu<br />
ölü ya da diri eşgali gerekliydi</p>
<p>O gün bugündür ben, benliğimi teslim aldım<br />
siyahımı yırttım, gördüm arzularımın restini<br />
zamanla barıştım,<br />
Bir sevgili mektubunu mürşid seçtim</p>
<p>O gün bugündür<br />
ben &#8220;biz&#8221; oldum ve  &#8221;biz&#8221; artık &#8220;siz&#8221; değiliz.</p>
<p>İşte o gün, &#8220;bugün&#8221;dür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihrac.com/bugun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

