Skip to content

06 Aralık 2011

Hayıflanma

Uyurken izlediğim masumiyetler düştü aklıma
Korunaklı mahremiyetler,
Kökünü topraktan alan merhametler.
düşürdü onları delik cebinden kimliksiz bir yetim
Babamın yeryüzündeki özrünü dileme
vaktim gelmiş olacak ki, ben de düştüm dünyaya
istemeden, karar vermeden oldu
adımı kametler eşliğinde kaygılanma koydu babam
nefsim bile utandı belki,
arzularımı içime fısıldayarak öldürdü

Ah annemin boynunda duran o çocuk ellerim!

Sünger sıcak döşeğimin keyfi
soba başı kalabalığım, tarla oyunlarım
şişman yanaklarıma bulaşan domates çekirdeklerim
sizi kimler ipotek etti ve neye karşılık?
ne aldık ta bu sistemden size geri veremedik?
Şehrin gecesini zapteden el yapımı güneşler altında
ıslak köpekler acınası, aç ve hamileler
Tekmeler Rabbim! o şişkin karna vurulan tekmeler!
sanki tahtlarına ortak veliaht köpeğin rahmindeki.

Bize vicdanı musab yanında verirdi velilerimiz
şimdi ne oldu o hayratın önde gidenleri?
Yargının uçkura yakın korumalığı ve bürokratik gerdekler
Daha onüç yaşındaydı ve rozetlerle ırzına geçtiler!

Ah namusu dinlediğim dedemin mabed rüzgarı cümleleri!

Öğüdüm, Servetim, dünyam bildiğim edebim.
o mesai saatlerinde hiç hayal etmediğim tebessümlerim
Sizi hangi yadigar hırsızı çaldı koynumdan?
Hangi asılsız fetva uygun etti bu yabaniliği insanlığa ve
Kim çıkardı şeytanı meclis kürsüsüne?

Ah komşuya yemek göndermeden yemeyen babamın merhameti

Nasıl da öğütüp seni sardılar tenekelere
altın tozu gibi kaplamışsın kapital günahları
Düşürdüler melekleri pastel, yağlı hayalleriyle
sentetik kanat taktılar,
görünmez iplerle tanrı yaptılar.
Rükuya eğilmedik onlara haşa! ama dermansızdı dizlerimiz
Açlıktan romatizmalarımız vardı,
doğuştan fıtığımız, borçtan siyatiğimiz

Ah duvarda asılı duran, çocuklardan uzak tutulan ilacımız!
Biz alamadık,ayaklanamadık
çürüsün ipin, sen düş!

Bu kategorilerden fazlasına bak : Karalama, Şiir

Share your thoughts, post a comment.

(required)
(required)

Note: HTML is allowed. Your email address will never be published.

Subscribe to comments