Sandıklarım
kalptir, geçer hepsi, kendine gelirsin
ne anlam arar ne bulur ne verir
kalptir, sadece
“niye böyle oldun ki?” dersin
-Ebubekir Eroğlu
hayal kırıkları ile dolu
boş sandıklarımın içi
kafiyesi güzelken tecrübesi vurgun
bir ummak ile bulmak gerçeği
şu geçen iki tren gibi selamsız
raylarından muzdarip kader gibi
vuslat bir bahar kelimseymiş de,
durmuyor kışın ortasında yetimmiş gibi
küfrettiğim o salıncağın zincirinde
her halka bir yalan
ve zincirin kaypaklığına
aldanmış bir aşık orada sallanan.
Her düşüşte artar mide bulantısı
ne heves kalır maktülde,
ne ölmek arzusu.



Comments are closed.